• Mehmet Pektaş
    • Şair-Yazar
Cesur Kaşifler çıktı.
5 kitaplık yeni seri. Çocuklar bu seriyi çok sevecek.
Adam Olacak Çocuk Serisi
Seri yeni kitaplarla devam ediyor.
Macera kitapları çıktı.
Dr. Mehmet Pektaş'ın 5 kitabı birden çıktı.

Ana sayfa

Saffet ve Gayret önde kara sabanı çekiyor, Himmet ve Hayret de arkada pulluğun başında toprağı sürmeye çalışıyordu. Tarlalarında buldukları defineyi kaybettikleri yetmez gibi zenginlik havasına erken kapılıp ellerindeki öküzlerden de olmuşlardı. Ufak bedeniyle ayakta durmakta zorlanan Gayret: “Dayanamıyom, dayanamıyom!” diye inlemeye başladı. Himmet kardeşine moral vermek için, “Dayan oğlum az kaldı. Birazdan bitecek.” dedi. Gayret umutsuzdu: “Çok bitecek! Bu tarla bitmez. Ben burda öleceğem.” Saffet, “Himmet ağa, yorgunluktan öldüm. Bir mola verelim.” Himmet, sesini yükseltti: “Ailenin yüz karası… Öküzleri sattıralım diyen sen değel miydin? Bu tarla bitmeden duranı vururum.” Bu sırada uzaktan Güssün’ün sesi duyuldu: “Hayret, Hayret… Nirdesiniz Hayret!” Tüm kardeşler sesin geldiği tarafa bakıyordu. Güssün, tarlaya gelinceye kadar soluk soluğa kalmıştı.
Derginin bu sayısında Mehmet Pektaş'ın yanı sıra Kaygusuz Abdal, Nurgül Kaynar Yüce, Tacettin Şimşek, Seyfettin Gelekçi, M. Nihat Malkoç, Halit Yıldırım, Osman Akçay, Memik Kömekçi, Mustafa İmir, Halil Manuş, Mustafa Canbolat, Fatma Uçarlar, Ali Armut, Hacı Musa Tuncer, Erol Koca, Gazi Hüseyin Kılbaş, Salman Kapanoğlu, Tacettin Çetin'in yazı ve şiirleri yer alıyor.
Resmi İşler Müdürü Bilal Bey, masasının başında telefonuyla oynuyordu. Kapı çalınınca kafasını bile kaldırmadan, “Gel!” diye seslendi. Kapının açılmasıyla birlikte içeriyi sitemli bir ses doldurdu: “Yahu Müdür’üm biz seni böyle mi karşıladık?” Bilal Bey, başını kaldırdığında odaya girenin İlçe Müftüsü Osman Hoca olduğunu gördü. “Oo hoş geldin Hoca’m. Bu ne güzel sürpriz!” diyerek fırladı yerinden. Misafirine sarılırken, “Haber verseydin kapıda karşılardık.” diye üste çıkmaya çalıştı. Osman Hoca, gözlerini kıstı, hafif alaycı bir tebessümle cevap verdi: “Aşk olsun Müdür’üm! Sekreterine bir hafta önce söyledik. Yoksa sana söylemedi mi?” Bilal Bey’in yüzü kıpkırmızı olmuştu: “Vallahi kimse bir şey söylemedi.” dedi. Ardından yüksek sesle bağırmaya başladı: “Aysel, Aysel!”
Derginin bu sayısında Mehmet Pektaş’ın yanı sıra Âşık Hasretî, M. Nihat Malkoç, Tacettin Şimşek, Hızır İrfan Önder, Nurgül Kaynar Yüce, Halit Yıldırım, Kadir Köse, Yemliha Gürlek, Hanifi Yılmaz, Hakan İlhan, Aslan Avşarbey, Fatma Uçarlar, Murat Kahraman, Hacı Musa Tuncer, Gazi Hüseyin Kılbaş, Salman Kapanoğlu, Tacettin Çetin’in yazı ve şiirleri yer alıyor.
“Nasıl olmuş Profesör?” Profesör Kemal, sigarasından bir fırt çektikten sonra Toner Ahmet’in uzattığı kâğıdı aldı. Yaka cebindeki gözlüğü burnunun üstüne yerleştirip kâğıdı dikkatle inceledi. Sonra da Toner Ahmet’e geri uzattı: “Şu başlıktaki puntoları biraz daha büyültün. Kırmızı rengi de bir ton koyulaştırın.” Toner Ahmet, elindeki kâğıdı yırtarak bilgisayar başında oturan gence, Trol Arda’ya yaklaştı: “Profesör’ü duydun.” Bilgisayar başındaki genç, birkaç tıklama ile düzenlediği belgeyi fotokopi makinesine gönderdi. Toner Ahmet makineden çıkan yeni kâğıdı Profesör’e uzatırken, “Bu defa nasıl?” diye sordu. Kâğıdın üzerinde yazılanları tane tane okuyan Profesör’ün yüzüne bir gülümseme yerleşmişti: “Hayat Üniversitesi Hinlik ve Cinlik Bilimleri Fakültesi Lisans Diploması.” Tüm detayları inceledikten sonra elini makineye vurdu: “Hah şöyle şimdi oldu!” Toner Ahmet de sevinçle bilgisayar başında oturan gencin kafasına bir şaplak attı: “Aferin lan Trol. İyi iş çıkardın.”
 2  ...